Yöresel Tatlar

ÇİĞKÖFTE

Kommagene krallığı Türkiye’nin güneydoğu’sunda Dicle ve Fırat nehirlerinin yukarı kıyılarında kurulmuştu.
Nemrut dağının zirvesindeki heykeller Kommagene sanatının ihtişamını belgeler.Orada doğu ve batı tam bir uyumla kaynaşır.
Çiğköfte’nin doğuşu ile ilgili olarakta , Hz.İbrahim şuanki Urfa ozamanlar’da ise Kommagene topraklarında doğmuş yaşamış ve Nemrut tarafından ateşe atılmıştır.Allah’ın emri ile ateş su olmuş Hz.İbrahim’i yakmamıştır.Hz.İbrahim’in doğduğu mağara ve ateşe atıldığı yerde oluşan Balıklı göl binlerce ziyaretçi tarafından ziyaret edilmektedir.İşte çiğköftenin doğuş öyküsü , Hz.İbrahim dönemine dayandırılmaktadır.

Hz.İbrahim , devrin kralı Nemrut’un putlarını kırarak ,Allah’ın varlığına inanmaya davet edince Nemrut öfkelenir ve Hz.İbrahim’in ateşe atılmasını emreder.Böylece büyük bir ateş yakmak üzere yöredeki bütün odunlar toplanır. Nemrut evlerde ateş yakmayıda yasaklar. Halk ateş yakmadan nasıl yemek yapacağını düşünür durur. İşte bu günlerde bir avcı,avladığı ceylanı eve getirerek hanımından yemek yapmasını ister.Hanım evde odun bulunmadığını söyler.Çevrede toplanacak bir tek dal odun dahi kalmamıştır. Avcı, çoluk çocuğun aç kalmaması için hanımından bir çare bulmasını ister. Bunun üzerine kadın,ceylanın budundan yağsız et çıkararak bir taş üzerinde başka bir taşla döverek ezmeye başlar.Sonra ezilmiş eti bulgur,biber ve tuzla karıştırarak yoğurur. Böylece o leziz ve tadına doyulmaz “çiğköfte” meydana gelir.

MIRRA

Kahvenin acısı ‘mırra’, yalnızca Güneydoğu yöresine özgü, özellikle de Urfa’ya. Mırra kelimesi Arapça’dan geliyor, acı anlamına gelen ‘mur’dan türetilmiş. Mırra, bu yörede günlük yaşamın önemli bir parçasıdır. Sokaklarda adım başı semaveriyle dolaşan kahvecilere rastlarsınız. Kahve mütevazıdır, bir köşede sessizce yudumlanır ama mırra farklıdır. Törenler eşliğinde sunulur. Mırra, konuk kabulünde, sıra gecelerinde, düğünlerde, eğlencelerde, dini nikâhta, taziye evlerinde, sünnetlerde, bayramlarda sunulan bir kahvedir. Bir zamanlar zenginlerin konağında özel kahveci tutulur, konuklar öyle ağırlanırmış.

Güneydoğu Anadolu’da sunumu bir gelenek haline gelen mırranın içimi sırasında, fincanının kesinlikle yere konulmaması gerekiyor. Fincanın yere koymak mırrayı hazırlayana hakaret anlamına geliyor. Yanlışlıkla yere bırakılırsa mırrayı ikram eden kişi karşılığında bir şeyler talep edebiliyor. Oldukça acı bir kahve olan mırra özellikle ağır yemeklerin üzerine içiliyor.

Mırra, farklı aşama ve hazırlanış biçimlerinden geçerek bu ismi alıyor. Halk arasında içilen kahve, toplumların yaşayış biçimlerine göre değişiyor. Urfa yöresinin saygın ve varlıklı ailelerine miras olarak kalan mırra geleneği, konaklardan, büyük çadırlardan bugüne kadar gelmiştir. Bugün ise genellikle düğün yemeklerinden sonra veya vefat eden kişinin başsağlığı taziyelerinde, Mırra ikram edilir. İkram geleneğine göre misafir gelince ikram edilir. Sohbet edilirken ikram edilir. Kalkarken tekrar ikram edilir. Halk arasında buna ‘kovma’ denir.

ŞILLIK TATLISI

Şanlıurfa’da sahaniye, sıra gecesi, esvap yemeği, süpha yemeği, taziye yemeği, hac yemeği gibi önemli gün ve gecelerde şıllık tatlısı konuklara ikram edilir. Şıllık tatlısı sahaniyelerin tatlı yeme bölümünde verilir. Adı ilginç olan bu hafif ama yapılması maharet isteyen Urfa tatlısı sahaniye sofralarının olmazsa olmazıdır. Ayrıca şıllık tatlısı sıra gecelerinde çiğ köfteden sonra yenilen bir tatlıdır.

 

 

SANAL TUR

MENÜ

GALERİ


ŞANLIURFA REHBERİ

Şanlıurfa Rehberi

YÖRESEL TATLAR

Yöresel Tatlar

BALIKLI GÖL

Balıklıgöl 

ULAŞIM

Ulaşım